Kısa cevap: Sağlam bir veri yedekleme planı üç parçadan oluşur: birincisi bilgisayarınızın içindeki dosyaları otomatik olarak kopyalayan bir yerel yedek (harici disk), ikincisi seçtiğiniz klasörleri arka planda buluta gönderen bir çevrimiçi eşitleme, üçüncüsü de bunların gerçekten çalıştığını ara ara kontrol etme alışkanlığı. Bir akşam ayıracağınız yaklaşık bir saatle bu üçünü kurabilir, sonrasında yıllarca elinizi sürmeden koruma altında olabilirsiniz.
Çünkü insan unutur. Dosyalarınızı ayda bir masaüstünden harici diske sürüklemeyi planlayabilirsiniz, ama disk bozulduğu ya da telefon suya düştüğü an genellikle "son yedeği ne zaman almıştım?" sorusuyla karşılaşılır. Otomatik yedeklemenin bütün değeri, karar vermeyi devre dışı bırakmasında. Bir kez ayarlanır, sonra siz farkında olmadan çalışır.
İkinci sebep de fidye yazılımı ve kullanıcı hatası. Yanlışlıkla üzerine kaydettiğiniz bir Excel dosyasını geri almanın tek yolu, o dosyanın eski sürümünü tutan bir sistemdir. Basit bir kopyalama bunu yapmaz; yedekleme yazılımı ve bulut servisleri sürüm geçmişi tutar.
Herkesin ilk hatası "her şeyi" yedeklemeye çalışmak. Windows'u ya da kurduğunuz programları yedeklemenize gerek yok; onları yeniden indirebilirsiniz. Yedekleyeceğiniz şey, kaybolduğunda yerine koyamayacağınız veridir.
| Mutlaka yedekle | Gerek yok |
|---|---|
| Fotoğraf ve videolar | İşletim sistemi dosyaları |
| Belgeler, faturalar, sözleşmeler | Program kurulum dosyaları |
| Vergi/muhasebe kayıtları | İndirilen filmler, diziler |
| Parola yöneticisi kasa dosyası | Tarayıcı önbelleği |
| Proje, tez, kod klasörleri | Oyun kurulumları (bulut kayıtları hariç) |
| Telefon rehberi ve mesajlar | Geçici klasörler |
Bir de sık atlanan bir şey var: tarayıcı yer imleri, kayıtlı şifreler ve eklenti ayarları. Bunları tarayıcı hesabınıza eşitlemek en kolay yol; Chrome ayarlarını düzenlerken hız için yaptığınız temizliklerin yanında eşitleme kutucuğunu da açık tutmayı unutmayın.
Yedekleme dünyasının klasik kuralı şudur: verinin 3 kopyası olsun, 2 farklı ortamda dursun, 1 kopyası fiziksel olarak başka yerde olsun. Ev kullanıcısı için bu karmaşık değil:
Harici diski takın ve tek seferlik şu adımları izleyin:
Daha fazla kontrol isteyenler için ücretsiz yedekleme programları da var; bunlar sıkıştırma, şifreleme ve tam disk imajı alma gibi ek yetenekler sunar. Tam disk imajı, sistem çöktüğünde bilgisayarı programlarıyla birlikte olduğu gibi geri getirmek isteyenler için mantıklı.
Kapasite olarak, yedeklediğiniz verinin en az iki katını hedefleyin; sürüm geçmişi yer kaplar. Taşınabilir disklerde kabloyu kaybetmemek adına diskle aynı yerde durmasına dikkat edin. Ayrıca diski sadece yedek için kullanın — üzerine film indirmeye başladığınız an amacından sapar.
Bulut servislerinin çoğu masaüstü uygulamasıyla belirli bir klasörü sürekli eşitler. En pratik yöntem, aktif çalıştığınız dosyaları doğrudan o klasörün içinde tutmak. Böylece "yedek almayı unutma" ihtimali sıfırlanır.
Telefon tarafında ise fotoğraf otomatik yüklemeyi açın ama yalnızca Wi-Fi'da seçeneğini işaretleyin; hem veri paketiniz korunur hem de batarya ömrünü uzatma açısından fark yaratır. Zayıf bir bağlantıda yükleme sürekli kesilip yeniden başlarsa hem süreç uzar hem cihaz ısınır, bu yüzden ev ağınızın sinyal kalitesi de dolaylı olarak yedekleme başarınızı etkiler.
Bir de şifreleme meselesi: hassas belgeleri buluta koyacaksanız, klasörü bir arşiv programıyla şifreli olarak paketleyip yüklemek makul bir ek önlem. Hesabınıza iki adımlı doğrulama eklemek ise pazarlık konusu değil.
Test edilmemiş yedek, yedek sayılmaz. Üç ayda bir takvime kısa bir hatırlatma koyun ve şunları yapın: